Ahu Tuğba'nın kızı Anjelik Calvin annesinden kalan mirası açıkladı!
Ahu Tuğba'nın kızı Anjelik Calvin annesinden kalan mirası açıkladı!

Ahu Tuğba'nın kızı Anjelik Calvin annesinden kalan mirası açıkladı!

2024 yılında vefat eden ünlü oyuncu Ahu Tuğbanın kızı Anjelik Calvin, Habib Babarın programına konuk olarak hem annesinin son dönemini hem de geride bıraktığı mirası açıkladı. Yeşilçamın sevilen isimlerinden Ahu Tuğba 1 Eylül 2024te Miamide 69 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi ABDden Türkiyeye getirilen Tuğbanın vefatı sonrası mirası yeniden gündem oldu.

"EMLAKLARI VAR, BİR YIĞIN GELİRİ VAR"

Tuğba'nın kızı Anjelik Calvin, annesinden kendisine kalan mirasla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Habib Babar’ın sorularını cevaplayan Anjelik, miras ile ilgili yaptığı açıklamada "Okkalı bir miras bıraktı diyebilirim. Emlakları var, bir yığın geliri var. Hiç çalışmasam da olur. Alın teri ile ekmeğini kazanan bir kadındı, o hanede çok kişi yiyip içti. Şimdi ben onun ekmeğini yiyorum" ifadelerini kullandı.


"VASİYETİNİ SÜPRİZ OLARAK SAKLIYORUM"

Annesinden kalan en büyük mirasın manevi değerler olduğunu vurgulayan Calvin, Ahu Tuğba'nın kendisine Kur'an-ı Kerim'i ve duaları öğrettiğini söyledi. Calvin, annesinin kendisi için bir vasiyet bıraktığını da belirterek, "Bir vasiyeti var, onu sürpriz olarak saklıyorum" sözleriyle vasiyetin içeriğini paylaşmadı. 

Açıklamalarında annesinin vefatının ardından yaşananlara da değinen Calvin, bazı isimlerin sergilediği tavırdan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Annesinin yıllarca destek olduğu birçok kişinin cenazeye katılmadığını belirten Calvin, "Annemin yıllarca yedirip içirdiği, dost bildiği insanların çoğu gelmedi. Gerçek dostları onu son yolculuğuna uğurladı. Cenazesi daha morgdayken, yıllarca onun ekmeğini yiyen bazı oyuncular çıkıp hakkında konuşmaya başladı. Bu büyük bir vefasızlıktı" dedi. 


AHU TUĞBA'NIN SON GÜNLERİNİ ANLATTI

Calvin, annesinin kendisine son isteğini de şu sözlerle aktardığını ifade etti:

"Hiç uyuyamıyordu ve nedensiz şekilde ateşleniyordu. Sürekli kalbinin ağrıdığını söylüyordu. Elindeki tabağı bile tutamayacak kadar güçsüzleşmişti. Sanki ölüm sarhoşluğu yaşıyordu. Bir gün koluma dokundu ve 'Ben gideceğim. Ben öleceğim günü bilirim. Bana bir şey olursa beni burada bırakma, vatan toprağına gömün' diyerek son isteğini bana iletti."